| Zindan Adar'ın Hollanda'da cezaevinde bulunan Hüseyin Baybaşin ile mektuplaşarak yaptığı röportaj: [ Gönderilen cevapların ham hali yayımlanmış olup editoryal maksadıyla bile düzeltme girişiminde bulunulmamıştır ] |
1990'lı yılların sonralarına doğru yaptığı itiraflar ile Türkiye ve uluslararası medyanın ilgi odağı haline gelen Liceli İş İnsanı Hüseyin Baybaşin, yakın zamanda resmi X hesabı ( https://l24.im/q49px2 ) üzerinden yaptığı çarpıcı açıklamalar ile yine gündemdeki yerini almaya başladı. Bilindiği üzere Hüseyin Baybaşin 27 Mart 1998 tarihinde "Siyah Lale" kod adlı uluslararası bir operasyonla Hollanda'da yakalanmıştı. Çeşitli suç iddiası kapsamında ömür boyu hapis cezası alan Baybaşin, tutuklu kaldığı süre zarfında siyasi projeleri için emek harcıyor.
Kürdistan Birleşik Devletleri adı ile kurulması planlanan Kürt devleti için diplomatik temaslar geliştiren Baybaşin, Kürtler arasında ulusal birliğin sağlanması için bulunduğu cezaevinden yaptığı konferanslar ile de takipçileriyle zaman zaman fikir teatisinde bulunuyor .
Geçtiğimiz günlerde Kürdistan İşçi Partisi (PKK )'nin Avrupa yapılanmasına dair yaptığı açıklamalar ile Kürt kamuoyunda soğuk bir duş etkisi yaratan Baybaşin " Londra'da yaptığınız kahpeliğin aynısını Paris'te yapmanıza izin vermeyeceğiz" ( https://l24.im/ei9rnF ) başlığıyla yayımlanan yazısı çokça konuşuldu.
Kürtler ve bir takım ilgili kesimler Baybaşin'in bu yüksek gerilimli yazısını tartışırken, Baybaşin'in "Ya siz düzelirsiniz ya biz sizi düzeltiriz ya da biz sizi Kürdistan toplumu içinden tecrit ederiz " ( https://l24.im/y2RTMJ ) açıklaması durumun vahametini gözler önüne serdi. Baybaşin yazılarında kendisine yapıldığını belirttiği komplonun yanı sıra PKK'ye bağlı bazı derneklerde çete faaliyetleri olduğunu da vurguladı. Baybaşin, " PKK adına çalışmalar yürüttüğünü söyleyen derneklerde; insanlarımızın mal varlığına zorla el koyup, insanlarımızı derneklere götürüp işkence yapmak ve insanlarımızı etkisizleştirmeye çalışmak gibi ahlaksızlıkları haklı kılmaz " cümleleri ile özgürlük hareketi içinde bir kliğin ilkesel değerleri hiçe sayarak kurumların ismiyle yaptığı çirkin işlerin varlığından bahsetmişti. Baybaşin bu faaliyetlerin PKK yönetiminden bağımsız-habersiz olarak yapıldığının altını çizerken ayrıca partinin üst kurullarına denetim mekanizmasının yoğun şekilde işletilmesi çağrısında da bulundu.
Baybaşin gündem yaratan yazılarında Kürdistan İşçi Partisi içerisinde işbirlikçi ve menfaatçi bir yapının olduğunu dile getirerek bu bağımsız oluşumların parti adına 2000-1 yıllarında Londra'da kendisine karşı yaptığı komplo girişimlerine benzer şekilde Paris'te de sahnelendiğini duyurdu. PKK yönetimine çağrıda bulunan Baybaşin, bu kliğin PKK dernekleri adı altında yaptığı gayri meşru işlerinin Kürt Ozgurluk Hareketi'ne zarar verdiğini belirtti. Baybaşin, iddialarına dair elinde bir çok delil ve belge olduğunu vurgularken Fransız resmi makamlarla paylaşacağını da belirterek kararlılık mesajı verdi.
Daha önce verdiği demeçlerde de objektif bir tutum sergileyen Baybaşin hem gündeme dair hem de sıklıkla kendisi hakkında yapılan yorumlar paralelindeki sorularıma verdiği cevaplar:
Hüseyin Baybaşin PKK'nin ideolojisini benimsiyor mu?
Kesinlikle hayır.
PKK içinde size karşı yapılan art niyetli girişimin amacı ne olabilir? Kürdistan İşçi Partisi'nin merkez komitesi tarafından alınan bir karar ile mi yoksa parti içindeki bağımsız bir kliğin yaptığı hatalar olarak mı yorumluyorsunuz? Ve sizce bu klik kimin hizmetinde?
Bize göre Kurdîstan düşmanlarının, PKK'nin içine yerleştirdiği ajanlardır. 2000 ve 2001 yıllarında geliştirdikleri Londra olayları bu ajanların koordinesindeydi. Paris'te ki hanım kardeşlerimizin katledilişleri yine ajanların koordinesindeydi. Bu olaylar ve Avrupa'da gelişen böylesi olaylarda PKK derneklerine yerleştirilmiş olan çirkin ve kirli ajanlardırlar veya Kurd düşmanı ajanların koordine ettiği zavallılardır. Bize ulaşan bilgiler bu çerçeveyi gösteriyor.
Söz konusu iddia ettiğiniz saldırılar ve karalama kampanyaları devam ederse bundan sonraki süreçte yaklaşımınız hangi boyutlara ulaşabilir?
Biz bu çirkefliklerin bitmesini sağlayacağız. Nereye kadar giderse gidecek. Ancak bu çirkeflikler son bulacak. Bunun için ne gerekiyorsa, onu yapacağız.
Mevcut sorunun çözümü konusunda PKK kadrolarından sizinle bir iletişim kuruldu mu?
Bildiğin gibi ben hapishanedeyim ama kendilerinin gönderdiği haberler bize ulaştı. Sorular da ulaştı. Biz cevaplarını verdik. Çünkü biz kendilerine 3 yıldır Paris olayları ile ilgili bilgiler gönderiyoruz. Onların sorularına cevap verdik. Kendileriyle görüşmelerimiz sürekli oldu. Detayına girmeye gerek görmüyorum ama kendilerine de sormanızda yarar var.
Kürt iş insanları devletin emri ile bir takım gayri nizami kolluk kuvvetleri -Kontrgerilla tarafından katledildiği dönemde siz nasıl oldu da sağ kurtuldunuz? Bunun karşılığında ne verdiniz?
Biz bunlarla ilgili onlarca kez beyanatlarda bulunduk. Onlarca kez açıklamalarda bulunduk. Ben bu Kurd iş adamlarının katledileceği ile ilgili bilgi aldığım zaman bilgileri her tarafa ulaştırdığım gibi tedbirli davrandım. Türkiye'yi terk ettim. Ondan sonra da tedbirli davranmaya devam ettim. Katledilen Kurd iş insanlarının çoğu ya evlerinden işlerine giderken yolda polisler tarafından alınmışlar ya da bir eğlence veya benzeri topluma açık yerlerden alınıp götürülmüşler. Tedbirli olmamız gerekiyordu. Öyle yaptık. Bizim tedbirlerimizi gerektiği düzeyde alabilecek olanaklarımız vardı. Ona rağmen iki kez devletin itleri tarafından yani sözde antik terör militanları tarafından silahlı saldırıya uğradım. Bir kez de etrafımızı sardıkları halde ellerinden kurtulmasını bildik. Yani Kurd gibi, Licê’li gibi, Diyarbakırlı gibi çatışarak onların ellerinden kurtulduk. Üç kez böyle oldu. Hollanda'ya birkaç kez vurucu ekip gönderdiler. Bu konuları MED TV o zaman yayınladı. Xweda’nın öldürmediğini kimse öldüremez ama biz kendimizi tedbir amacıyla sürekli olarak koruduk. Bunun dışında bir neden göremiyorum.
Son açıklamalarınız kimi çevrelerce " PKK'yi eleştiren ve karşı çıkanlar devlete selam çakıyor, uzlaşı için hazırım mesajı veriyor " şeklinde algılandı ve yorumlandı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Böylesi yorumlarda bulunanlar terbiyesizdir. Ben Türkiye'den ayrılmadan önce devletin bana vaat ettikleri Med televizyonunda deşifre edildi. Bize dendi ki; ‘‘Sen korucuları organize et, 100 milyon dolardan aşağı olmamak üzere sana gelir temin edilecek. 1000 güvenlik kadrosu verilecek. Bilmem neler verilecek’’ dendi. Biz dedik ki; ‘‘Biz Kurdüz ve Kurdlük kimliğimizin tanınması gerekir. Onun karşısında olacak hiçbir hareketin yanında yer almayız’’
Böyle dediğimiz için hedef alındık ve Türkiye'yi terk ettik. Kaldı ki, ben Türkiye'ye selam çakmak istersem Türkiye'yi yönetenlere nasıl ulaşacağımı biliyorum. PKK adına yapılan pislikleri görmek istemeyen ahlaksızca söylemlerde bulunabilirler. Bizim söylediklerimiz nettir, açıktır ve kabul edilemezdir. Bunların düzeltilmesi gerekir. Bunun etrafında dolaşan terbiyesizlerin söylemlerine hiçbir değer biçemem.
Abdullah Öcalan'ın esir düşmesinden sonra PKK'nin karar alma mekanizmasında hangi güçler ve uluslararası dengeler etkili olmuştur?
Abdullah Öcalan rehin alınmadan uzun süre önce, ben kendim rehin alındım. PKK yöneticilerinden Osman Öcalan dâhil diğerlerinin yazdıkları bilgiler var. Bende Serok Apo'nun avukatlığını yapan insanlarla görüşmelerim oldu. Hollanda'da onun avukatlığını yapanlarla görüşmelerim oldu. Onun uluslararası güçlerle ilişkileri ve PKK'nin ilişkileri kendilerinin cevaplaması gereken durumlardır. Benim bilgilerim var ama bizim için esas olan PKK saflarında yaşamını yitirmiş olan on binlerce insanımızın yaşamlarını yitirmişliklerinin karşılığında bir kazanım görmektir. O kazanım var mı, ben ona bakarım. Kendilerinin kimlerle ve hangi güçlerle nasıl ilişkileri olacağı da onları ilgilendiren bir konudur.
Kendinizi hangi Kürt partisine ve liderine daha yakın görüyorsunuz? Hangi paradigması ve tüzük maddesi sizin için elzemdir?
Ben Kurdîstanî hiçbir hareketi kendime yakın görmediğim için ve o siyasi hareketlerin hiçbir tanesinin de Kurdîstan bağımsızlığını hedeflemediğini gördüğüm için 2018 yılında Kurdîstan Birleşik Devletleri'ni resmileştirmek amacıyla hükümet kuruluşunu ilan ettik. Benim çalışma alanım, Kurdîstan Birleşik Devletleri'nin resmileştirmek adına kuruluşunun organizatörü olarak kendim o çalışmaların içerisindeyim. Diğer siyasi hareketlerin ne yaptıkları onların bildiğidir. Ancak bize göre hepsinin de bağımsız devlet yapılanmasına odaklanmaları gerekir. Bağımsız devlet yapılanmasına odaklı çalışma yürütmeyen hiçbir Kurdîstanî siyasi hareketin Kurdîstanî olacağını da kabul etmiyorum. Bizim siyasi hareketimizin resmi sitesinde de gerekli bilgileri takip edebilirsiniz. ( www.uskgov.com)
Hapishane koşullarında bir takım uluslararası güçler ve devlet yetkilileri sizinle temasa geçti mi veya geçmek istedi mi? Bu temaslar siyasi mi ekonomik amaçlı mıydı?
Benim ekonomik amaçlı kimseyle görüşme ihtiyacım ve amacım olmadı ve olmaz. Ama biz Kurdîstan Birleşik Devletleri hükümetini kurmak amacıyla görüştüğümüz devletler oldu ve devlet yetkilileri hala var. Biz Kurdîstan Birleşik Devletleri'ni resmileştirmeyi başarmak için kiminle görüşmemiz ve işbirliği yapmamız gerekiyorsa bunu yaparız.
Sizin PKK üzerinden yaptığınız eleştirilere karşılık olarak kimi takipçiler " Sen ilk başta zehirlediğin Kürt gençlerinin hesabını ver " söylemine tepkiniz nedir?
Suratlarına tükürmeye bile değer görmüyorum. Bir tane insan bulun ki, ben ona uyuşturucu satmışım. Sadece bir tane insan bulun. Ayrıca ben PKK'yi eleştirmiyorum. PKK'yi eleştirmek de benim işim değil. Avrupa'da halka zorluk çektiren, halka eziyet eden, halkın malına, mülküne ve iş yerine el koyan o it sürüsü gruplar ve yandaşları böylesi yalakalıklarla olayı geçiştirmeye çalışıyorlar. Olayı basitleştirmeye çalışıyorlar. Olayı bu çerçeveye indirgemeye çalışıyorlar ki, alakası yok. Biz yapılan olayları söylüyoruz. Yapılan olayların da PKK'ye bağlı olan derneklerde organize edildiğini söylüyoruz. Bunları yaparken ‘‘PKK adına yaptıklarını’’ söylediklerini söylüyoruz. Şimdi bunların ispatını isteyen varsa, biz bunları ispatlayalım ama bunların PKK yönetiminin koordinesinde olup olmadığını soruyorsanız ya da onlar onu söylüyorlarsa onu da gidip PKK'li yöneticilere sorsunlar. Biz ‘‘PKK bunları yapıyor’’ demedik. Böyle bir ifade kullanmadık. Bunu kullanmamız için de elimizde bir somut delil yok. Derneklerde yapılanları söyleyerek, kimlerin ne yaptığını da söyledik. Bizim daha söylememiz gereken sözler bitmedi. İnsanların terbiyesizlikleriyle de uğraşmaya müsait değilim.
Bağımsız Kürdistan'a en büyük engel nedir ? Bu engeli kaldırmak için ne yapmalı?
Bağımsız Kurdîstan'ın önünde en büyük engel Kurdîstan'da ki işgalci barbar terör devletleridir. Onların ortadan kalkması içinde onları ortadan kaldırılacak gücü geliştirmek gerekir. Biz de bunu yapıyoruz. Bağımsızlığını kazanmış olan İsrail gibi, Avrupa'da Kosova ve Bosna Hersek gibi ülkeler nasıl bağımsızlıklarını kazanmışlarsa, biz de benzer yollarla kendi bağımsızlığımızı kazanmaya odaklanmalıyız. Kendimize seçeceğimiz yandaş ve müttefik ortaklarımız ile yapacağımız anlaşma çerçevesinde onların bize yardımlarıyla, biz işgalcilerden kurtulmalıyız. Onun karşılığında onlara verebileceklerimizin pazarlığını yaparak anlaşıp, o çerçevede bağımsızlığa gitmeliyiz. Biz başka bir yol göremiyoruz.
Sizin için dile getirilen " Kürdistan meselesini kendisine kalkan yapıyor, asıl işlerini örtmek için bir boya, halk nezdinde itibar kazanmak için reklam işleri " tarzındaki suçlamaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu tarz söylemeler son zamanlarda artış gösterdi sizce neden?
Bu tür terbiyesizce söylemler esasen bizim söylediklerimizin doğruluğuyla ilgilenmek istemeyen, o söylediklerimizin içinde suçlu olan şerefsiz kişiliklerdir. Benim itibar kazanmaya niyetim yok. Şimdiye kadar Kurd û Kurdîstan davasına yaptığım çalışmalarda ve hizmetlerde hiçbir karşılık beklemediğim gibi o nedenle de 28 yıldır hapishanede yatıyor olmama rağmen pişmanlık duymadım. 30 yıl önce ne yapıyorsam, bugün de aynı çalışmaları yapıyorum. O suçlamalarda bulunan kendini bilmez şerefsizler gidip aynaya baksınlar. Bakalım kendi babalarından ve dedelerinden bugüne kadar Kurd û Kurdîstan davasının hizmetinde ne yapmışlar. Benim dedelerim belli, benim babamın yaşamı belli ve benim yaptıklarım belli. Biz Kurd û Kûrdîstan davasına hizmette kendimizi borçlu hissettiğimiz için kendimize adadık ve çalışmalarımızı o çerçevede yürüttük. Oradan hiçbir kazanım ve itibar edinemeyiz. Ateşten gömlektir. Onu giymişsiniz. Onu giymiş olarak Kurtuluş mücadelesi veriyorsunuz. Orada bir karşılık bekleyemezsiniz. Zaten bir karşılık da yoktur. Sürgünde Kurdîstan Parlementosu, MED TV, Avrupa Kurd İş İnsanları Birliği ve adlarını saymaya bile gerek duymuyorum. Bunların hepsinin çalışmalarının başlamasında benim emeklerim olmuştur. Onlardan hiçbir şekilde bir karşılık da beklemedim. Bunu bilmeyenler araştırıp, öğrensinler. Bunu bildikleri halde terbiyesizlerin bağımlısı olan kişiler, suçladığımız çevrelerin suçlarını örtbas etmek amacıyla böylesi çirkefliklerle bizim söylediklerimizi itibarsızlaştırmaya çalışabilirler. Ama bunda başarılı olamayacaklar. Çünkü biz olayları çok somut izah ediyoruz. Hem sorumluların görevlerini yapmaya davet ediyoruz, hem de suçluların hesap vereceklerini söylüyoruz. Halkımızın da bu konulara duyarlı olmalarını istiyoruz. Burada bu çalışmaları itibarsızlaştırmak amacıyla bize saldırmaya yönelten terbiyesizlere bir değer vermiyorum. Siz de onlara bir değer vermeyin.
Daha önce PKK ile siyasi ve ekonomik ilişkiniz veya bir anlaşmazlığınız oldu mu ?
Bizim PKK ile görüşmelerimiz ve anlaşmazlıklarımız olmuştur ama konuşarak bunları gidermişizdir. Ancak ben hapse girdikten sonra Serok Apo'nun benim avukatlarımla görüşmesi, ben hapse girmeden önce serok Apo ile bizzat Med TV'de benim çalışmalarım için bizzat teşekkür etmesi düzeyin de ilişkilerim vardı. Az önce izah ettiğim çalışmaları yaparken Serok Apo ile istişare çerçevesinde o çalışmaları yürüttük. Biz halkın beklentilerine yanıt olacak çalışmaların nasıl koordine edilmesi gerektiği ile ilgili görüşlerimizle ve olanaklarımızla katkıda bulunduk. Bazı anlaşmazlıklar olmuşsa da, onları görüşerek ve konuşarak gidermişizdir. Ancak PKK birimlerinin içine sızmış bazı unsurların karıştırdığı pislikler olmuştur. Ondan ötürü de oluşan olaylar nedeniyle anlaşmazlıklar olmuştur. Biz Serok Apo ile dâhil kendileriyle görüşmelerimiz neticesinde anlaştığımız çerçevede o olayların karanlık yönlerini aydınlatmış ve gidermişiz. Ben Serok Apo'nun rehin alınmasından yıllar önce rehin aldım. Serok Apo rehin aldıktan sonra 2000 yılından itibaren bize çok çirkin bir şekilde saldırıya başladılar. Halbuki ben o yıllarda tecrit altındaydım. Bazı ticari konular ile ilgili Med tv aleyhinde açılmış davalarla ilgili kendi avukatları gelip benimle görüşüyorlardı. Sürekli görüşme halindeydik. Ona rağmen çirkin bir organizasyonla bana ve aileme yönelik Londra'da saldırmaları tamamen ahlaksız bir durumdu. En üst düzeyde yetkililerin bana yazılı olarak yazıkları bende duruyor. İlettiklerine göre; ‘‘PKK içine sızdırılmış bazı düşman unsurların Türkiye devletiyle müşterek hareket ederek bana yönelik çalışma sonucunda benim rencide edilmem istenmiş’’ Onların ifadeleridir. Kendileri öyle beyanatta bulundular ve yazılı ifade gönderdiler. Bunları doğrulayacak birçok ifade de benim dava dosyamda mevcuttur. Bunu da birçok kitapta takip edebileceğiniz gibi isteyen herkese bu bilgileri göndeririz. Gizlimiz saklımız yoktur.
Baybaşin Ailesi'ni kriminal ve karanlık olarak tanımlayanlar var sizce neden? Bu rengi geçmişte siz mi tercih ettiniz yoksa bir miras miydi?
Bu ne bir miras, ne de bizim tercihimizdir. Bizim Kurd kimliğimizi boynumuzdan çıkarmamamızdan ötürü Kurd düşmanlarının ve Kurdîstan'da ki işgalci terör devletlerinin kirli oyunlarıdır. Baybaşin ailesi bu düşmanlar tarafından hedeflenmiş olan tek aile değildir. Ancak ben Hüseyin Baybaşin olarak özellikle Türkiye terör devletine yönelik duruşumla, tepkimle ve onların pisliklerine karşılık vermemle çalışmalarım dikkat çekmiş olabilir. Ancak onların hiçbir tanesi de böylesi bir mirası veya kimliği tercih etmeye yönelik değildir. Kurd düşmanlarının bütün Kurdlere yaptıkları kirli oyunlar, bize de yapılmıştır. Bunları görmemek, görmek istememek olur. Biz Licê’liyiz, Diyarbakırlıyız. Bizim büyük dedelerimiz ve büyüklerimiz ne varsa biliniyor. Gizli ve sır değildir. Tekrarlayayım. Ancak kendi welatımızda var olan mal varlığımızı değerlendirememişsek bize yönelik işgalci devletin saldırısından ötürüdür. Bizim insanlarımız ve gençlerimiz direnirken, kendilerini korumaya çalışırken bazen hatalara da düşmüş olabilirler. Eğer kendi topraklarımızda kendi kimliğimizle yaşamış olsaydık, hepimiz devleti yöneten insanlar olurduk. Bizim ailemizde işgalcilerin pisliğine bulaşmış bir tane kişilik yoktur ve olmamıştır. Bizim ailemiz gibi birçok ailede hedeflenmiş ancak bizim gösterdiğimiz tepki farklı bir görüntü oluşturmuştur. Çünkü boyun eğmedik, teslim olmadık ve işbirliği yapmadık. Vaat ettikleri menfaat karşılığında koruculuğu kabullenmedik. Kurd û Kurdîstan davasına hizmet edenlere de saldırmadık. Aksine onların saldırılarına karşı direndik. Haddinizi bilin, terbiyenizi bilin, dedik. Hadlerini ve terbiyelerini bilmedikleri zaman, biz onlara hadlerini de bildirdik, terbiyelerini de verdik. Bundan sonra da böyle devam edecek.
İsrail ile ilişkileriniz nasıl? İsrail ile Kürt ilişkileri için çaba sarfettiğinizi biliyoruz. İsrail Kürtler için bir tehdit mi fırsat mı?
Bugüne kadar, ‘‘Kurdlerin de kendi devletleri haklarıdır’’ diyen dünyanın tek devleti İsrail devletidir. İsrail devleti, Kurdleri çok doğru bir gözlemle örnek almaları ve onlarla işbirliği içinde olmaları Kurdlerin yararına olur. İsrail'in Kurdlere ihtiyacı yok ama Kurdlerin İsrail'e ihtiyacı vardır. Bağımsız Kurdîstan devleti, İsrail devleti ile müttefik olmalıdır. Eğer bu başarılı olur ise İsrail için de yararlı olur. Kurd û Kurdîstan davası ve Kurdler içinde yararlı olur. Biz buna inanıyoruz. Kurd soydaşlarımızın da bunu görmelerini istiyoruz.
Kürtlerin Türkiye'deki durumunu nasıl yorumluyorsunuz? Kısa vadede bir umut var mı?
‘‘Türkiye'de’’ Kurdler için hiçbir umut yoktur, olamaz da. Türkiye, Kurdlerin kimliğini inkâr etmiş bir terör devletidir. Nasıl Kurdler için bir umut olacak?
Rojova'nın yasal statüye kavuşması için sizce ne yapılmalı? Rusya ile mi ABD ile mi ittifak et-mek lazım gelir?
Rusya'nın Kurdlere hiçbir zaman yararı olmadı, olmaz da. Elbette ki, Amerika ile ittifak yapmaları gerektiği gibi Güney Kurdîstan'la birleşerek hızlı bir şekilde bağımsız bir devlet ilan edebilirler. Bunu yapmalıdırlar.
İran'a yapılacak herhangi bir askeri müdahalede PKK'nin sizce pozisyonu ne olmalı? PKK ile İran arasında bir anlaşmanın olduğuna inanıyor musunuz?
Bu sorunuzu PKK’nin yöneticilerine sorun. Ancak Amerika Birleşik Devletleri İran'a karşı bir saldırıya geçerse, bağımsız Kurdîstan devletinin oluşumuna karşılık Kurdlerin hepsinin de Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte hareket etmelerini Kurdlerin yararına olacağını söylemeliyim.